Istekleriniz Dersler Programlar Oyunlar Incelemeler Cover Şarkılar ve Dublajlar

16 Ekim 2015 Cuma

♥ Bloom-Chan'la Üniversite Günleri 2 ♥


Herkese merhabalar efenim :D Nasılsınız ? Beni soracak olursanız iyi olmaya çalışıyorum.Evvet gelelim üniversite yaşamım nasıl gidiyor? Bu soruya cevap verecek olursam umduğum gibi bir yer olmadı gibi.3 hafta geçmesine rağmen hiçbir şey öğrenemedim!! Hocalar öyle rahatlar ki.Pazartesi ve bugün (cuma) dersi olan hocalar gelmedi.Daha önceden haber verme gibi bir şeyleri de yok hocaların.Bu iki gün boş boşuna okula gittim.İnsan daha önceden bir haber verir insana değil mi ? Gerçi biz öğrencileri de insan yerine koyuyorlar mı bilemeyeceğim ? Bir tane de hiç sevmediğim hoca var oda aynı 2 derse giriyor.Toplam onunla 4 saat geçiriyoruz.Hoca ders anlatacağına anılarını anlatıyor.Ben ne yapayım senin anını.Anıların mı çıkacak sınavda!! Sanki boş boşuna gidiyor gibiyim okula ve şunu da belirteyim ki dershaneye gidiyorum gibi geliyor bana.Sadece il değişik o kadar.3 hafta ben ne öğrendim diye de kara kara düşünüyorum.Sadece 2-3 dersim verimli geçiyor o kadar.Bakalım sınavlarda ne yapacağız.Ama biliyorum ki sınavda bize anı soracaklar evet anı...

Böyle sanırım mini yazılar yazacağım.Uzun uzadıya yazamıyorum şimdilik.Yazımdan belki anlarsınız bu kız ciddi,sinirli,asabi vs.. sadece hocalara sinirlendiğim için böyleyim.Normalde neşeliyim :D Her neyse efenim biraz neşemiz yerine gelsin :D 

Hocalar geç geliyor bu arada benim derslerime temsili bir şey yapmak istedim :D


(Hocaları beklerken ki halimiz)


(Her kapı açıldığında arka planda çalan müzik)


(Kapıdan içeriye giren kişinin sınıf arkadaşım olduğunu gören ben )

2 Ekim 2015 Cuma

♥ Bloom-Chan'la Üniversite Günleri ♥


Herkese merhabalar efenim :) Nasılsınız? Beni soracaksanız yorgun ve uykuluyum.Sanırım uykusuzluktan kaynaklanan birde baş ağrısı var.Gelelim bakalım üniversitenin ilk haftasında neler yaşadım :D

Bu hafta boyunca saat 05.00'te kalktım ve hergün evden 06.25'te çıkarak dışarıda bekledim.Bu durumun sadece üniversitenin ilk haftasında böyle olacağını söylediler.Malum pazartesi ve perşembe günleri derslerim 13.00'da başlıyor.Bu yüzden de ara servislerle gideceğim ve bunun içinde oturduğum yerdeki köprüye kadar yürümem lazım.Diğer günler sabah 10.00 yada 11.00'da derslerim başladığı için servisim beni evimden alacak.İstanbul'dan Kocaeli'ne kadar 1 yada 2 saatim yollarda geçiyor ve geri dönüşte 2 saat olsa toplam 4 saat yollarda geçiyor günüm.Şu birkaç gündür yağmurun yağmasıyla birlikte Kocaeli'ne giderken trafikte ağır ağır gittiğimde oldu.

Şimdi size ilk günümü anlatayım.Üniversiteye ilk gün gidenler belki iyi bir gün geçirmişlerdir ama benim için ilk gün hiçte iyi bir gün olmadı.Neredeyse ağlayacaktım.Servise binip gittim üniversiteye.Oraya vardığımda saat sanırım 08.45'ti.Kendi okuluma sağlık hizmetleri yerine gittim.Girdim içeri.Üniversite kartım verilmemişti.Çıktım öğrenci işlerine.Adama dedim ''Öğrenci üniversite kartı alacağım'' adamda dedi ''Saat 10.00'da vereceğiz.Hocalarınız gelecek derslerinizi onaylatın'' Geçtim bir sandalyeye oturdum.Ardından tanıdık birisini görür gibi oldum.Benim lisemdeki bir kızda benim okulumdaydı.Açıkçası sevindim.Nedeni ise konuşacak birisinin olmasıydı.Yanlız olmayacaktım.Kızın yanına gittim ve kısa tanışmanın ardından konuşmaya başladık.Bir süre geçtikten sonra ders onaylaması için danışman hocanın yanına gitmem lazımdı.Arkadaşımla birlikte gittik danışman hocanın yanına.İşte günümün ilk kötü zamanlarının başlangıcı oldu bu.Kapıyı çaldık.Dedim ''Ben Bloom-Chan siz benim danışman hocammışsınız'' Hoca da dedi ''Hangi bölüm?'' ''Tıbbi Dokümantasyonluk ve Sekreterlik'' hoca elini bana doğru uzattı bende uzattım ve tokalaştık.Ardından hoca demesin mi şöyle diyeceksin diye ''Ben tıbbi dokümantasyonluk ve sekreterlik bölümünden 1.sınıf öğrencisi Bloom-Chan.Siz benim danışman hocammışsınız diyeceksiniz'' dedi.O esnada da ben koltuğa oturdum.Hoca şöyle bir baktı ve ''Kalk dedi'' Ben ne olduğunu anlamadım.Kalktım ve bana şunu dedi ''Ben otur demeden oturmayın.Bu kulağınızda küpe olsun dedi.Eğer rahatsızlık gibi birşeyiniz varsa bana söyleyin oturmanıza ona göre izin veririm '' dedi.Hocadan da ilk fırçayı yemiş oldum.Uyarılmalara alışkın değilim böyle ben.Hayatımda ilk defa bunu duydum.Evet hayatımda ilk defa.Dersiniz belki bu kız kro mu? Kro olduğumu sanmıyorum ama hocalara karşı nasıl davranmam gerekiyor onu bilemiyorum.Hocanın odasından çıktık bu esnada aşağı katada ders programının listesini asmışlar baktık.Elimdeki programla aynı.Dersimiz amfi'deydi.Gittik ders zamanı bi baktık başka hoca giriyor bize.Adını da söyledi bizim hocayla aynı değil.Amfi'de bizim bölümden olan çok ta insan vardı.Dedik alla alla ders programında yanlış mı var? Ne yapmışlar biliyor musunuz? Sınıfları değiştirmişler bende amfi yazıyorken astıkları programda sınıf 6 yazıyormuş.Hocayı da bulduk bizim derse giren dedi ''Ben derse girdim çıktım artık dersler sınıf 6 da'' O an dedim ahanda bittim ben.Hoca Allah'tan ki ders işleyip yoklama almamış.Gözlerimi bir an oymak istedim.Sınıfın adını neden göremedim diye bu da sınıf karıştırma olayım oldu.Moralim bayağı bozuldu.Bu zamana kadar zamanında derslere giren yanlış sınıfa girmeyen ben bir an yanlış sınıfa girdim.Her neyse okuldan çıktım.Aranmaya başladık servis nerede? Servisçiyi aradım 3 kere yanlış yönlendirdi.Bu yönlendirme üzerine de yollarda bayağı bir yürüdük.Hepten çöküntüye uğrayıp endişelenmeye başladım ve eve nasıl geri döneceğim diye kendime yüklenmeye başladım..Babam aradı neler yaşadığımı açıkladım bana dediği şu oldu ''Heyecan yapma.Bu işler heyecana telaşa gelmez.Sakin olacaksın.Ev hayatı gibi değil yavaş yavaş hayata atılıyorsun.Endişe yapma.Bir kerecikten birşey olmaz yanlış derse girmenden,baka baka öğreneceksin.Telaş yapma''dedi. Telefonla konuşmayı bitirince yürüdüm yine bayağı bu sefer aynı servisle acentasıyla giden arkadaşımı aradım ve sordum nerede diye yeri.Tarifin ardından bulduk nihayet servisi ve binip eve vardım.Eve gelir gelmezde ağlamaya başladım.Ağlayarak rahatlıyorum.Anneme de anlattım hocanın dediklerini yaptıklarını dedi ''Aslında dedikleri doğru.Ona kızmana gerek yok.Ama alışık olmadığın için sana ters geliyor''.Bir süre düşününce bende anladım doğru olduğunu ama hocayı gözüm hiç tutmadı.

Salı günü de çok tatlı bir hoca geldi.Hoca iletişim hocasıymış ve bizim yazışma raporlama teknikleri dersine giriyor.Güler yüzlü birisi.Hemen içim ısındı ona.Diğerleri gibi soğuk veya katı değil.

Çarşamba günü de bana fırça atan hoca girdi dersimize.Çok disiplinli birisi.Davranış kurallarına uyulmasına aşırı derece önem veriyor.Bir şeyi açık gördümü kapatın ömrü daha çok azalmasın diyor yada tahtayı hocalar gelmeden silin diyor.Ve konu konuyu açtı hoca konuşurken ve benim davranışımı söyledi sınıftakilere uyarmak amaçlı yapmasınlar hocalara karşı dikkatli olsunlar diye.Ben karşısında oturmasına rağmen benim yaptığımı hatırlamadı bile!! İçimden dedim ulan şimdi ne anlatıyon.Rencide etmekten de başka bir şey değil bana göre.Bide dersin ilk başında da bana göre boş boş konuştu.Güler yüzlü bir hoca ama içim ısınmadı ona.Bir elektrik alamadım.Hoca bi de diyor ''ikinci sınıflar yeni gelenlere beni kötü anlatır bu yüzden korkuturlar öğrencileri'' acaba neden diye geçirdim içimden belli ki davranışları yüzünden!! Anneme de söyledim ''Belli ki vardır yaptığı ki sevmiyor kimse '' dedi.Hocayı gördüğümde içimdeki canavar onu parçalamak istiyor!! 

(içimdeki canavar temsili)

Perşembe günüm iyi geçti fakat yorgunluklar başladı erken kalkmadan dolayı.

Bugün de ingilizce muafiyet sınavına girdim.Soruları yaptım. Kontrol ettim yanlış yaptım mı yapmadım mı diye.Sonrasında da bilgi teknolojileri kullanımı dersine girdim.Bu dersten de muafiyet sınavına gireceğim ve eğer geçersem cuma günleri bana tatil olacak.Geçemezsemde el mahkum gideceğim.Üniversite hayatı zor gibi.Kolay olacağına çok daha zormuş gibi geliyor şimdilik.Geçme notuda 65'miş!! Bir ara yükseltmeye çalışmışlar ama 65'te bırakmışlar.Sağlık hizmetleri dersinden de 5'er kişilik hoca grup yapıp ödev verecek ki benim grup ödevlerine pek güvenim yok.İlköğretim ve Lise de hiç kimse umursamıyordu burada da böyle olursa diye çok korkuyorum ve bu korkum hala devam ediyor.

Sonuç olarak şu 1 haftam böyle geçti.Şu anda yazıyı gözlerim uyuklama vaziyetindeyken yazıyorum :D Öyle yorgunum ki... Ama öyle böyle 1 hafta çabucak geçti.İlk hafta için böyle yazıyorum ama okul bitimine yakın güzel yorumlar yaparaktan mı yeni bir yazı yazarım onu bilemiyeceğim.Ama bu yıl çok çalışmam lazım ki çalışacağım.Üniversiteyi iyi bir şekilde bitirmek istiyorum.

Bana fırça atan hoca'da bizleri korkutuyor aklı sıra bu üniversiteyi büyük çoğunluğunuz 2 senede bitiremeyecek.Göreceğiz bakalım bitirecek miyiz bitiremeyecek miyiz ? 

Sanırım bu yazıda sinir atma yazısı gibi birşey oldu.Bu yazıyı böylelikle bitirerek iyi günler dilerim :)

Not : Boş olduğum vakitlerde siteme yazılar ekleyeceğim :D Beni siteyi terk etti sanmayın :)

22 Eylül 2015 Salı

♥ Bloom-Chan'la Yeni Coverlar ♥


Herkese merhabalar efenim :) Bloom-Chan'la Cover zamanına hoşgeldiniz :D Yeni coverlarla beraberim efenim.İlk coverımızla başlayalım.

Kazanari Tsubasa dönüşüm sözleri


Karlar Ülkesi-Aldırma

Bu şarkıda bir değişiklik yaptım sadece kendi sesimi kaydettim.Arkada bir fon müziği yok.


Ve son olarakta Misaka Mikoto dublajım var :D Şunu fark ettim ki şimdiden benden dublajcı olmazmış robot gibi bir sesim var :D


Şimdilik coverlarım bu kadar.Bir daha ki cover yazımda görüşmek üzere efenim hoşçakalın :)

12 Eylül 2015 Cumartesi

♥ BloomChan'la Benim Stilim ♥


Herkese merhabalar efenim :) Nasılsınız? Beni soracaksanız iyiyim.Şimdikk belki TV8 de izlediğiniz benim stilim programı hakkında bir yazı yazacağım :) Açıkçası programın sıkı bir fanı değilim.Koltukta yatıp elimde kumandayla kanalları hızlıca çevirirken şahin gözlerimle bir de ne göreyim.O kısa saniye içersinde TV8'de İşte Benim Stilim'de bir cosplay yapan gördüm!! Evvet yanlış duymadınız! Tabi bunu görür görmez izlemeye başladım.Programı sevmiyorum aslında.Nedeni ise kızların birbirlerine konuşmalarını çok tuhaf bulmam ve jürilerinde yorumlarının bana göre pek iyi olmayışı.Şimdi bunları diyorum diyede programın fanları gelip beni taşlamasın :D İzlemeye başladım.Konsept kostum partisiydi sanırım.Bayağı güzel kıyafet giyinip gelen vardı.Ama benim en çok dikkatimi Sailor Moon Cosplay olmuştu.Tam sıra Cosplay yapan kıza geldi bir de ne göreyim.Yüzde fazla abartılı makyaj var.Elbise bana göre güzeldi.Ama makyaj hele ki anime yüz şeklinde yapılmış makyajlar insan suratında görmemek istediğim birşey.Şimdi resimde ne demek istediğimi anlayacaksınız.


İşte Cosplay kızımız.Yav bu makyajı yapacağına doğru düzgün bir eyeliner çekip gözlerine takma kirpik taksaydın ve de mavi lens taksaydın güzel olacaktın.Bende beğenip kırk takla atacaktım evin içinde biri cosplay yapmış diye programda.Ama görüyorsunuz ki bu makyaj yüzünden facebook sayfalarında alay edenler olmuş.


Kıza ayriyetten bayağı ağır eleştirilerde bulunuldu.Ben herhalde böyle bir eleştiriye uğrasam ağlardım herhalde! Ama kızı tebrik etmek lazım.Eleştirilere kulak asmadı hiç.Eğer bölümü izlemek isterseniz aşağıdaki tıkla resmine basarak izleyebilirsiniz.Partlar halinde bölüm


Youtube'de bulmuştum sadece kızın olduğu videoyu ama site sağolsun telif şeysi yüzünden kaldırmış.Herneyse okurlarım size bir soru soracağım ve yazımı sonlandıracağım.

Sizce bu resimlerden hangisi güzel? Bunu neden soruyorum.Çünkü birşeyi yapmak istiyoruz ama iyi yapamadığımızdan ve emek vermediğimizden mi böyle oluyor bilmek istiyorum.Resimlerimiz gelsin...


Aslında bu yazımı programın ertesi günü yapacaktım ama kısmet bugüneymiş :) Herneyse sizi bu soruyla başbaşa bırakıp görüşürüz derim :))

9 Eylül 2015 Çarşamba

♥ Octodad Dadliest Catch Oyun Tanıtım ♥


Herkese merhabalar efenim :D Nasılsınız ? Beni soracaksanız iyiyim.Uğraşıyorum duruyorum.Şimdi diyeceksiniz sen başlamadın mı üniversitene? Üniversiteler 7 sinde başlıyordu normalde.Fakat gideceğim üniversitenin internet sayfasına bi baktım 28 eylül'e ertelenmiş :) Bloom-Chan hakkında kısa bir bilgiden sonra işte sizlere oynadığım oynarken zevk aldığım bir oyunu tanıtacağım.Oyunun adı Octo Dad.Yani ahtapot Baba.Oynadığımız kişi bir ahtapot :D Evet yanlış duymadınız.Grafik bakımından oyun güzel.Fakat yakındığım tek şey oyunun bana göre çok kısa olması.Biraz daha uzun olabilirdi.Ayriyette ana hikayeden ayrı 2 tane başka oynanabilir ekstra bölümleri de var.

Konusunu kısaca anlatmak gerekirse şöyle.Oynadığımız ahtapot denizden gelir ve bir gemiye sığınır.Gemide insan kıyafetleri giyer ve gemide biraz dolaştıktan sonra geminin kullanıldığı yere gider ve camdan geminin önünü görür.Geminin önünde bir kadın saklanmaktadır.Gider ve böylelikle karısıyla tanışmış olur.Sonrasında nikah kıyılır ve ne zaman geçtiği bilinmiyor çocukları olur.Sonrasında da olaylar başlar :) Olayların başlamasının nedeni olan kişi ise aşçıdır :) Aşçı ahtapotu yakalamaya çalışır ve ailesine onun bir ahtapot olduğunu ispatlamaya çalışır ki bunu yapar.Sonrasında ahtapot babamız aşçıyla savaşır ve kazanır.Aşçının ona yaptığı şeyleri affeder ve ailesi onu ahtapot olsa bile bırakmaz.Çünkü ailedirler ve mutlu son :D

Oyunda aslında şaçmalıklar var.İlk olarak ey kadın sen nasıl anlamazsın evlendiğin kişinin ahtapot olduğunu.Görüntüsüne baksana sen.Nasıl da belli ahtapot olduğu.Giysi giydi diye insan değil ki ve ikincisi bu çocuklar nasıl oldu O.o Oyunda da kızları soruyordu onlara ''O zaman babam ahtaposa ben nasıl oldum?'' diye bende soruyorum nasıl oldu bu çocuklar :D Herneyse böyle saçmalıklar olsa bile kafa yormamak lazım :) Oynarken eğlendim lakin ahtapot babayı hareket ettirmek biraz zor.Eğer bilgisayar oyunlarını destekleyen bir konsolunuz varsa oynamak daha kolay fakat eğer yoksa sadece mouse sol ve sağ tuşlarıyla oynuyorsunuz oyunu.Oyunun bazı yerlerinde bazı görevleri yapamadığım için neredeyse çıldırıyordum :D Ve itiraf etmeliyim ki bazı yerlerinde ya yürütemediğim için yada ellerini kontrol edemediğim için kendimi sövdüm :D Evet şimdi size oyunla ilgili birkaç görsel göstereceğim :)






Ahtapot babamız çok tatlı :D 

Oyunu indireceğiniz yeri vereyim.''Tıkla'' yazan resme tıkladığınızda oyunu indireceğiniz yere gidersiniz :)


Unutmadan oyun İngilizce olduğu için Türkçe yapmak isterseniz diye alta Türkçe yamasının bulunduğu indirme yerinide koyuyorum.


Evet indirme linklerini de verdikten sonra yazımı bitiriyorum :) Umarım oyunu beğenirsiniz.Bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın :)

1 Eylül 2015 Salı

♥ MMD'de Resim Yapımı ♥


Herkese merhabalar efenim :) Bugün kü yazımda sizlere MMD'de nasıl resim yapabileceğini göstereceğim.Resimden kastım nasıl 3D figürünüze duruş veya göz şekilleri yapabileceğinizi göstereceğim.Gelelim MMD nedir? Kısaca bildiğim kadarıyla 3D figürleri istediğimiz gibi yaptığımız veyatta konumlandırdığımız bir figür.Yanlış tanım yaptıysam şimdiden af ola :) Şimdi gelelim biz MMD'yi nereden indireceğiz.Aşağıda vereceğim ''Tıkla'' yazan resime tıklayın.Karşınıza gelen site indireceğimiz yer.


Karşımıza indirme sayfası gelecek.Burada programın bazı versiyonları var.Benim tavsiyem en yüksek olan versiyonunu indirmeniz.Bunun nedeni de şu yüksek versiyonların kullanımı eskilere göre daha kolay oluyor.


En yüksek versiyon  sanırım bu.Eğer bilgisayarınız 32 bitse 9.26'yi indirin.Eğer 64 bitse 9.26 64 bit olanını indirin.Resimlere tıkladığınızda dosya Karşıdan Yüklemeler dosyasına gidiyor ve yükleniyor.Dosya yüklendikten sonra Bilgisayarım---->Karşıdan Yüklemeler'e tıklayın.Dosyamız rar şeklinde inecek.Rar dosyasını açın ve içerisindeki dosyayı Masaüstüne çıkartın.Çıkarttıktan sonra dosyamız Masaüstünde dursun.Şimdi istediğimiz bir MMD 3D model bulalım.Model bulumu en iyi Deviantart sitesinde oluyo.Bir model buldum.


İndireceğim modelin görüntüsü aşağıda veriyorum.


Dilerseniz siz farklı model de kullanabilirsiniz.Size kalmış.Modellerde indirme açıklama kısmında link olarak veriliyor o linke basarak indiriyorsunuz.Şimdi modeli indirdik.Biz modelimize poz nasıl verdireceğiz.Onunda çözümü var.Yine Deviantart'tan ''MMD pose'' yazarsanız çıkıyor.Ben pozlardan bir tane buldum.


Aşağıda pozların görüntüsü var.


Ben bu pozlardan 6.sını kullanacağım.Başka pozlarda bulup siz indirebilirsiniz.

Şimdi ben bir tanede modelimin yanına aksesuar eklemek istiyorum.Bir gitar olabilir mesela.Yada bir pıçak :D Onuda Deviantart sitesinden bulacağız.Arama yerine MMD guitar yada MMD knife yazarak bulabilirsinizUnutmayın hangi nesneyi bulmak istiyorsanız ingilizcesini yazarak bulacaksınız :) Ben gitarda karar kıldım.


Görüntüsü aşağıda.



Şimdi bunları indirdik.Bilgisayar--->Karşıdan Yüklemeler basıp rar dosyalarından hepsini teker teker çıkarıp Masaüstüne atıyoruz.Şimdi MMD programımızı açalım.


Programın açılımı MikuMikuDance :) Programı açalım.


Program şöyle birşey.Karşık gelmiş olabilir ilk başta gözünüze ama korkmayın :D Şimdi ilk önce modelimizi açalım.Modelimiz şu tuşa basıyoruz açmak için.


Load yazısına tıklıyoruz.Karşımıza küçük bir ekran gelecek.Ekrandan model dosyamızın olduğu dosyayı bulup modelimizi açıyoruz.Unutmayın modelin türü pmx uzantılı.Onu gördüğünüz an basın ve açın :)


Modelimiz açıldı.Böyle noktalı gösteriyor.Peki biz bu noktalardan nasıl kurtulacağız ?


Yuvarlak içine aldığım yere basın noktalar yok olacak :D


Şimdi gelelim pozumuza  :D Poz vermek için şunu yapacağız.


File----> Load pose tıklıyoruz.Küçük ekran gelecek.Orada pose'nızı bulun.Unutmayın poseler vpd formatında :)


Pozumu yaptık.Şimdi yüz şekillerine gelelim :)


Yüz şekillerini işaretlediğim yerden yapıyoruz.


Yüz şeklimizi yaptıktan sonra şimdi aksesuarımızı ekleyelim.Şimdi programı alta alalım ve masaüstünü açalım.Aksesuarımızın dosyasını açalım.Ve içerisinden pmx uzantılı veyatta başka uzantılı eki alıp programımıza atalım.


Aksesuarımızı yerleştirdik :) Şimdi modelimizi biraz yaklaştırıp resmini alalım.

Sağ tarafta axis tuşu var ona basalım modelimizin altındaki çizikler gitsin.Sonrasında File---> render to picture basıyoruz.


resmimize ad yazıyoruz ve png olarak ayarlıyoruz ardından kaydediyoruz.Bunu yapmadan önce ilk başta resmimizin boyutunu ayarlayalım.


Tıklayalım ve şu boyutta ayarlayalım.


Ayarladıktan sonra Ok basalım ve ardından resmimizi kayıt edelim.Sonucunda güzel bir resim yapmış oluyoruz.


Başka yapmış olduğum resimlerde var :)




Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.Hoşçakalın :)