Istekleriniz Dersler Programlar Oyunlar Incelemeler Cover Şarkılar ve Dublajlar

23 Ağustos 2017 Çarşamba

♥ İlbis: Ölüm Okyanusu Oyun İncelemesi ♥


Herkese merhabalar efenim.Bugün yeni bir yazıyla bir incelemeyle karşınızdayım efenim.Bu yazımda sizlere Türkiye'de yapılmış ilk kendi seçimlerimizi yapabileceğimiz bir oyunla karşınızdayım.Bu oyundan başkada bizim ülkemizde yapılan böyle bir oyun görmedim açıkçası.Oyun aslında resimli roman gibi bazı seçim anlarında bir seçim yapmamızı istiyor ve o seçime göre oyunda şekilleniyor.

Eğer okumayı sevmiyorsanız öncelikle bu oyunu oynarken sıkılabilirsiniz.Fakat benim gibi okumayı seviyorsanız oyunu seveceğinize eminim.Oyunda okuma metinleri resimlerle veriliyor ki buda hem anlama hemde insanda beğeni bakımından oldukça hoş.Oyundaki görsel resimler ve karekter dizaynlarıda gayet güzel.Konusuda oldukça ilginç ve sürdürülebilir bir konusu var.Oyun Türk Mitolojisi ve Kültürünü iyi bir şekilde yansıtıyor.Aşağıya Google Play'de yazılı olan konuyu kopyala yapıştır yapıyorum.Konu yazmada üşengeçim birazcık :DD

Konusu

Örtülü sırların dengesi bozulduğunda, gökle yer bulandı ve yeniden düşman oldu. Tüm sırlar ifşa olmak istediğinden, olacak olan daha fazla ertelenemedi. Güneş, savaş bitinceye dek söndü ve ay ışıklarını yitirdi. Dünyaya büyük bir yıkım geldi. Alçin sıradan bir üniversite öğrencisi iken beklenmedik bir şekilde yaşam ve ölüm arasında kaldı. Kaderin ona neler sakladığının farkında olmadan, ateş ve suyun dünyasında sıra dışı olaylarla mücadele edebilecek mi? Yaptığın seçimler Alçin’in geleceğini değiştirebilecek mi? İlbis: Ölüm Okyanusu seçimli hikaye oyunumuzu oynarken, Alçin’in maceralı yolcuğu senin seçimlerin ile şekillenecek!

Oyun şuan için sanırım Google Play'de var.Belki apple indirme mağazalarına gelebilir.Oyunu indirdiğiniz takdirde sizden e-posta ve şifre oluşturmanızı isteyecek.Yapın birşey olmaz :D Bu oyunu hem kız hemde erkeklerde oynayabilir.Sırf kızlara itafen yapılmış bir oyun değil bana göre.Yakın zamanda bu oyunu yapan oyun fırması tarafından kızlara özel bir otome oyunuda gelecekmiş.Hayırlısı olsun diyelim ve oyun için görüntüleride aşağıya koyayım.




Oyuna bir şans verip oynamanızı tavsiye ederim.Bu yazımında sonuna geliyorum.Biliyorum oyun tanıtımı pek oyun tanıtımına benzemedi ama olsun :D Bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın :D

8 Ağustos 2017 Salı

♥ Sitede 9.Yıl ♥


Herkese merhabalar.İvet bugün büyük bir gün.Ne bu büyük gün!! Tabi ki bir site sahibi ve bu yazı yazma konusundaki 9.yılım.Bir alkış alayım.Lütfen!! Havayı fişekleri atın havaya pat pat pat !!! Beni takip eden veyatta etmeyen herkese teşekkür ederim.Gel gelelim bu site işlerine nasıl başladım.Şurda sohbet ediyoruz değil mi? Anlatayım da gitsin.İster okur ister okumazsınız size silahla yazımı oku diyecek birisi değilim sonuçta :D Site kurmak istediğim de 5.sınıfa gidiyordum yılda 2008'di.O zamanlar bilgisayar yada internet kavramı bizler için yeniydi.İnternette gezinirken blogcu bağlantılı siteler vardı ve o siteler bizler için göz alıcıydı.Grafik sitelerinden tutun çizgi film içerikli bir sürü çeşit çeşit siteler vardı.Bunları görünce bende gaza geldim ve anneme anlattım.Ondan da izin alınca blogcu sitemi açtım.Tabi blogcu adımı gerçek ismimi vererek açmadım!! Buda bi itiraf olsun.Eski sitemi bilen bilir bilmeyen de varsa boşverin o sitemi.Blogcu alemi o kadar güzeldi ki.Okuyucu kitlen vardı.Onlarla konuşurdun.Tanınmış blogcularda vardı.Tabi onların yanından ayrılmayan fanları mı diyim okuycuları mı diyim vardı işte insanlar.Hele ki grafik üzerine şeylerde biliyorlarsa havalarından geçilmezdi.Bi şablon yapmak içinde sitelerine yorum isterlerdi.Elbet bende yardım aldım bazılarından ama grafik işlerinin hepsini tek tek ben öğrendim.Hiç bi site yazarı bana yardım etmedi.Şablon yapmayı öğrendim.Benim ilk zamanlarda photoshop'tan bile haberim yoktu.Site başlıklarını paint'ten yapardım.Sonra sonra photoshop programının var olduğunu öğrendim.Öğrendikten sonra nelerin nasıl yapıldığını yine ben tek başıma öğrendim.Kısacası bu site işlerinde bana kimsenin yararı olmadı.Blogcu zamanlarının iyi yanı okuyucularınızın sizin yazılarınızı okumasıydı.Blogcu sitesi 2012 yılında site sahiplerinin özgün şablon yapmalarını kısıtladı ve bir çok site sahibi ya site işini devam ettirmedi yada blogger'a geçip orada yazı yazmaya devam ettiler ki bende devam eden kişilerden biriyim.2012'den bu yana bu sitede yazılarımı yazıyorum.Valla bu sitede okuyucu kitlem var mı bilmiyorum varsa da eminim ki birkaç parmak geçmeyecek şekildedir.Malum şimdi insanlar video çekipte içlerinden geçenleri anlatıyorlar.Bizim gibi sitelerde unutulup gidiyor.Unutulup gitmemek içinde bir makyaj sitesi mi olmak lazım para yardımı gelsin okuyucular gelsin yada başka blogger sahiplerine gidip yalakalık mı yapmam lazım çözemedim açıkçası :D Emeğinin karşılığını alıyor musun? diyede sorarsanız bende şöyle cevap verebilirim hayır almıyorum.Bundan sonrada almak istemiyorum.Bu site benim kendi depom haline geldi.He diyeceksin bu kadar yazıyı kime yazıyorsun açıkçası kendime yazıyorum.Hem unutmamak için programsal dersleri yazı olarak yazıyor hemde oyunları bir bir tanıtıyor birşey bulduysam yapıştırıyorum yazıma.Elbet nasiplenenlerde vardır.Youtube'de ki yorumcu kitlesi burda da olsaydı belki de site yazarları sevinirdi.Kim bilir...

Herneyse kendim neler yapıyorum onuda anlatayım.Bu yıl ki yaz stajım 11 Temmuz'da bitti ve ben hala mezun olmama rağmen diplomamı alamadım.Ağustos yada Eylül ayında veriliyormuş diploma.Geçici diploma almadım iş için.Şunun şurasında ne kaldı diyip bekliyorum esas diplomamı almayı.Diplomayı aldıktan sonrada sv hazırlayıp vereceğim güney sekreterliğine iş başvuru dilekçemi.Git taşerona derlerse işkur'a gidip oradan başvururum.Evde kös kös oturmak canımı sıkıyor.Hiç olmazsa hem çalışır hem para kazanır hemde zamanımı geçiririm.KPSS zaten 2018'de olacak girerim bakarım puanıma olmadı yine taşeron devam ederim.Özel hastenelerde çalışmak istemiyorum.Devlete girerim oh mis.Bakalım şu an beklemedeyim.Malum başvursam bile hemen işe alacaklar mı?Sonuçta torpille çalışılan bir yerde yaşıyoruz öyle değil mi? Bu arada bunu okuyan okuyucum eğer devlet hastanesinde iş imkanı varsa beni oraya alın direk :D 

İvet yazıma burada son vermek ister ve sizlere görüşmek üzere diyip kaçar giderim :))

6 Ağustos 2017 Pazar

♥ Crash Bandicoot ♥


Herkese merhabalar efenim.Nasılsınız görüşmeyeli bakimm.Vallacığıma 1 aylık bir yazı yazmayışımın ardından tekrar geldim efenim.Sitemden ayrıldığım yok sadece eskisi gibi yazı yazasım gelmiyor.Okuyucular olmasa bile burayı sanırım kendi depom haline getirecğim :DD Ne yapıyorum ne ettim gibi günlük tarzı bir yazıyı kafam eserse içimi dökmek için yazarım.Bakayım duruma göre.Evvet efenim bu gün ki yazım Crash Bandicoot üzerine olacak.Yeni nesil belki bilmeyebilir (yada bilebilir) bu oyun eski jenerasyon kişiler için çok ama çok sevilen bir oyun.İlk Ps1 aldığımda Crash'in Crash Bash oyunu verilmişti o oyunu oynadıktan sonra bu karekterin diğer oyunlarını (kaçak) aldım ve oynadım :D Heyt be!!Eskiler aklıma geldi.Bu tanıtacağım Crash oyunu Crash'in ilk oyunu ve yanlış söylemiyorsam 1996 yapım bir oyun.Oyun gerçekten grafikler olsun müzikler olsun çok güzel.Yani ben seviyorum.Geçtiğimiz günlerde de Crash'in ilk üç oyununu barındıran yeni versiyonunu çıkardılar.Açıkçası Ps4'üm olmadığı için oynayamadım lakin videolarını izledim ve ne biliyim pek içime sinmedi oyun.Belki de eski versiyonuna alıştığım içindir.Oyunun konusuna elirsek şöyle açıklayabilirim.

KONUSU

Kötü fizikçi Dr.Neo Cortex dünyayı ele geçirmeyi planlarlar. Bunun için buldukları hayvanları Cortex Vortex adında bir makine ile mutantlaştırırlar ve kendi muhafızları olarak çalıştırırlar. Fakat Cortex'in yardımcısı Nitrus Brio'nun küçük bir hatası yüzünden Crash Bandicoot adındaki bir Bandicoot faresi oradan kurtulur. Fakat kız arkadaşı (sevgilisi) Tawna Dr.Neo Cortex'in elinde tutsak tutulur.Crash deney yerinden kaçtıktan sonra kendini 3 adadan ilkinde bulur ve Tawna'yı kurtarmak için bu adalardaki tuzakları ve bölümleri geçip.Sonuncu bölümde Dr.Neo Cortex'i yenip Tawna'yla birlikte uzaklaşırlar.


Oyunun konusu kısaca böyle.Oyuna hemen başlarsanız konuyu pek anlamayabilirsiniz.Çünkü oyun hemen sahilde başlıyor fakat oyuna giriş sayfasında bir süre beklerseniz oyun kendini ilk önce kısa bir demo oynayışla ardından tekrar oyuna giriş ekranı bir süre bekleme ve ardından kısa bir sinematik animasyonla (intro) sizi bilgilendirecektir.


Oyunda toplam 2 tane son var.Birinci son oyunu rastgele kutuları parçalamayıp hapire ölüp sonunda Dr.Neo Cortex'le savaşmak.İkinci son ise oyunu tüm herşeyi 100'de 100 yapıp bitireceksiniz,tüm kutuları patlatacaksınız ve bütün elmasları toplayacaksınız..Tabi elmasları toplamak içinde bölümlerde ölmeyeceksiniz.(Bunu da yeni öğrendim kaç yıl sonra)Bu elmaslar size yol yapacak ve o yoldan gidip direk Tawna'ya ulaşacaksınız ve kuşla birlikte gideceksiniz.

1.son


2.son


Yok ben uğraşamam kutu mutu derseniz.Oyunu direk 1.sonla bitirin.Yok ben uğraşıp bitiririm ve saatlerim iharcarım diyorsanız 2.sonla bitirebilirsiniz.Benim gibi çakallar ise şöyle yapar.Oyunun ilk başında ''Password''kısmına basar kodu girer ve oyunu tümüyle tamamlayıp sonrasında ilk başından başlar tüm  bölümleri bitirir ister 1 ister 2.sonla bitiririm.


Alın size şifre :D

Gelelim karekterlerimize


Crash Bandicoot: Bir Bandicoot faresidir. Dr.Neo Cortex tarafından mutantlaştırılmıştır. Fakat Cortex'in çalışanlarından Nitrus Brio'nun hatası yüzünden iyi biri olur ve dünyayı kurtarmaya başlar.



Aku Aku: Tiki maskesidir. Neo Cortex'in patronu Uka Uka'nın ikiz kardeşidir fakat iyi kalplidir ve Crash'in korucusudur.


Neo Cortex: Crash'in baş düşmanı ve yaratıcısıdır. Amacı dünyayı ele geçirmektir.


Nitrus Brio: Dr.Neo Cortex'in asistanıdır. Hayvanları mutantlaştırma işini o yapar. Fazla sakar ve hatalıdır.


Tawna Bandicoot: Bir tilkidir. İlk serilerde Crash ile sevgiliydi fakat sonradan Crash'i terkeder ve Pinstripe Potoroo ile sevgili olur.


Fake Crash: Crash'in sahte ve kötü kalpli bir kopyasıdır. Yapımcılar onu yaratırken Japonya'daki Crash'in berbat yapılmış bir peluş oyuncağından esinlenmişlerdir.


Ripper Roo: Mavi bir kangurudur. Neo Cortex'e çalışır. Akıl hastasıdır.


Pinstripe Potoroo: Bir faredir. Neo Cortex'in çalışanıdır ve bir mafya çetesinin başıdır. Crash'in eski sevgilisi Tawna ile çıkmaktadır.


Papu Pummel "Papu Papu": N.Sanity adasının ağasıdır. Adanın bir köşesinde adamlarıyla birlikte çetesi vardır.


Koala Kong: Neo Cortex'in çalışanlarındandır. Koala'dır. Güçlü bir karakterdir.


Oyun bu karekterlerden oluşuyor.Gelelim oyunun işleyişine 100 tane wumpa meyvesinden toplarsanız 1 can geliyor.Aku aku maskesinden 3 kere alırsanız sonsuz oluyorsunuz.Aku aku maskesi sizi koruyor ölmemenizi sağlıyor ama çukurdan aşağı düşmede sizi kurtaramıyor maalesef ki.


Eğer oyunun müziklerini dinlemek ve indirmek isterseniz aşağıdaki tıkla yazısına tıklayın indirme sitesine gidersiniz.


Şahsen ben müziklerini telefonumda zil sesi olarak kullanıyorum.

Oyunu Ps1 ile oynayabilir yada Ps1 simülatörü indirerek oynayabilirsiniz.Sitemde programlar kısmına tıklayarak yazıya ulaşabilirsiniz ps1 simülatörü ile ilgili.

Oyun içi birkaç görüntü paylaştıktan sonra yazımı bitireceğim.





Oyun bilgisi verme konusunda en uzun yazı bu oldu sanki.Herneyse efenim bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın :)

20 Haziran 2017 Salı

♥ Blogunuzdaki Navbar'ı Kaldırma ♥


Herkese merhabalar efenim.Bugün sitenizde bulunan (blogger kullancıları için) navbar'ın nasıl kaldırılacağını sizlere göstereceğim.Belki de bu navbar'dan sizde kurtulmak istiyorsunuzdur.


İlk önce blogger' giriş yapıyoruz.


Kullanıcı panelinden Yerleşim'e tıklıyoruz.


Tıkladıktan sonra karşımıza şöyle bir küçük ekran gelecek.


Bu ekranda Navbar çeşitlerinin altında KAPALI  yazan bir yer var.Orayı işaretleyip Kaydet tuşuna basın.Ve ardından Navbar sitenizden kalkacak.


Bugün ki yazım bu kadar bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın :)

17 Haziran 2017 Cumartesi

♥ Orjinal Dublaj ve Türkçe Dublaj ♥


Herkese merhabalar efenim.Nasılsınız? Beni soracaksanız her zaman ki gibi iyiyim ve yaz stajımı yapıyorum.Herneyse beni boşverelim de şu aklımı kurcalayan şeyi yazıp kurtulayım şu izdirabımdan :D Dublaj diyince aklınıza ne geliyor söyleyin? Güzel,iyi,kötü,orjinal... Yazımında başlığından anlayacağınız üzere konumuz dublajlar üzerine olacak.

Eski zamanlarda ben çizgi dizilerde veyatta filmlerde olsun Türkçe dublajı severdim.Her bir filmin veyatta animasyonun olsun Türkçe dublajlı olup bizlerin anlayabileceği şeyler olmasını isterdim.Lakin filmlerin,animasyonların ya da animelerin orjinal dublajlarını duyunca ve o kişilerin nasıl dublaj yaptığını görünce bu ''Türkçe Dublaj''düşüncemden 180 derece döndüm.Orjinal dublajlar ve Türkçe dublajları karşılaştırınca inanın sizde anlayacaksınız bu durumu.Türkçe dublaj ölmüş arkadaş.Bugün tesadüf gezinirken internette Neftlix (yazılışı böyle sanırım)'e ait orjinal bir anime serisine denk geldim.Kendince orjinal seriymiş ama bana göre asla ama asla orjinal bir seri değil.Herneyse tanıdığım bir animeydi kendileri.Orjinal adı Smile Precure ingilizce'de ise adını Glitter Force yapmışlar.Türkçe'si de Glitter Force değiştirmemişler.Merak edip gireyim dedim videolarına bir de ne göreyim.Orjinal'le alakası bile yok çıldırdım resmen.Ulan gerçekle dağlar kadar fark var.Bu nasıl bir dublajdır.Hele ki japonca olan adları bir çevirmişler ingilizce adlara sormayın üstüne üstlük bir buna Türkçe dublaj ekleyin oh mis.Ulan o seslendirme nasıldır.Allah aşkına size orjinal ve Türkçe dublaj bölümünü atayım da görün!!

Orjinal (youtube'de bölümü bulamadım dönüşümü atıyorum)


Buda Türkçe Dublaj 


Tıkla yazısına bastığınızda bölüme gidersiniz.Dublaj o kadar kulak tırmalayıcı ki!!Diyeceksinizdir bana sende çok abarttın.Abartmıyorum arkadaş abartmıyorum.Ulan ben dublaj sektörü kursam bu ülkede inanın bu kadar abuk sabuk iş yapmam yaptırmam.Bir sürü dublajcı yetiştirirdim.Her bir orjinal sesin sahibine yakın ses seçer ona dublaj yaptırırım.Filmlerde olsun animasyonlarda olsun aynı dublajcı sesinden bıktım.Bide dublaj yaparken duygusuz olmanızdan da bıktım.Azda olsa japon dublajcılara bakında öğrenin az.Gerekirse gerçekten ağlayın bağırın çağırın dublaj yaparken.Neftlix başka animeleri de Türkçe dublaj yapmış fakat ben internette bulamadım.Düşünsenize en sevdiğiniz anime korkunç bir dublajla size sunuluyor.Size bi L videosu atayım da görün adamlar neler yapmış.


Başka ülkelerin dublajcıları normal geliyor.Ama bunu bir Türk dublajcı yapsa tepkim ne olur bilemem heleki şu aşağıda bi tane video atacam Light kahkahasına bakın


Türkler bu gülüşü yapsa ağağağağa diye yaparlar.


Gerçek dublaj dediğin budur arkadaş.Duyguyu yaşayacaksın.Orjinal dublajcıyla birlikte benim gülesim geldi.

Evet efenim kısacası içimi kustum kustum ve kustum.Şu diyeceklerimi bir kez daha diyem artık aynı sese sahip birçok kişi istemiyorum.1 kadın yada erkek birden fazla filmde karşıma çıkıyor.Kötü dublaj ve ses istemiyorum bıktım ve sonuncu iş kur dublajcı yetiştir de bizde başvuralım.Malum youtube videosu yapan eleman yetiştirecen.İvet benden bu kadar bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın efenim :)

3 Haziran 2017 Cumartesi

♥ Mezun Oldum ♥


Herkese merhabalar efenim.Nasılsınız? Beni soracak olursanız gayet iyiyim :D Siteme yine ve yine bayağı bir süre zarfı içerisinde yazı yazmadığımı gördüm.Hazır boş vaktimde varken yazı yazıp yayınlayayım dedim.Gelelim konumuza.Mezun oldum efenim.Alkışlayın beni sevgili okuyucularım alkışlayın!!! Mezun olduk iyi hoş güzelde yazılılarım devam ediyor :D Bu yaptıkları iş nasıl anlamadım gitti.Milletin yazılıları biter bizimkisi başlar.Herneyse gel gelelim mezuniyet gününe.1 haziran perşembe günü mezuniyet törenim vardı.Elbisemi ayakkabımı internetten aldım ve birkez daha internetten alınan şeylerin ucuz ve kısa sürede ayağıma kadar hemen geldiğini tekrardan anladım.Tabi internetten alışveriş yapacaksanız güvenilir siteden yapacaksınız.Hayatımda ilk defa şöyle güzel bir elbise ve topuklu ayakkabı giyindim.Tabi topuklu ayakkabıları ilk kez giyen ben bir hayli zorlandım.9.30'da gittim törene ve 12'yi biraz geçede tören bitti ve benim ayaklarım pert oldu.Ayaklarım resmen uyuştu arkadaş.Hissedemedim ayaklarımı.Tören bitiminde hemen ailemin yanına gidip çıkardım ayakkabıları.Yere bastığımda da oh be dünya varmış dedim.Ayaklarımın pert olması dışında tören gayet güzel geçti.6 program öğrencileriyle beraber kürsüye çıktık.Pek çok kişi vardı ve bizim program sırada en öndeydi.Konuşmalar yapıldı.Okul 1.sine 2.sine 3.süne plaketler verildi.Her bir programın dereceye giren kişilerine hediyeler verildi.Hoş ve güzeldi.Tabi bazı aksamalarda oldu konuşma sırasında.Ailemle birlikte gittim törene :D Annem babam beni izlediler.Bir tek benim ailem değildi orada olan bütün öğrencilerin aileleri oradaydı.Resimler çekildi video kayıtları alındı.Tören bitiminde de anons yaparak şutladılar bizi :D Fotograf çekimlerinizi dışarıda yapınız diye:D Tören başlamadan önce bizim program hocasına öyle bir sinir oldum ki!! Ulan saat 9'da okulda olun diyorsun.Ben nasıl orada olayım hemen.İstanbul'dan Kocaeli'ne nasıl ışınlanayım hemen.Gülüşünü sevdiğimin hocası.Hazırlanma desen ailecek biraz zaman geçiyor.Trafik yok diye sevinirken trafikte çıktı üstüne üstlük.Arkadaş aradı beni sağolsun.Kürsüye çıktık çabuk gel diye.Gittim hocaya soruyorum ''hocam ben sıramı bilmiyorum söyleyebilir misiniz?'' Hoca baktı ''zamanında gelseydin ''dedi kızgınlıkla bende sertçe ''tamam'' diyip gittim yanından.Küfür edecem şimdi olmayacak.Ulan varya öyle bir sinir oldum ki anlatamam.Kendilerini bir şey zannediyolar.Benim uygulama sınavımada girecek kendisi benim vay halime.Resim çekiniyordum arkadaşlarla geldi ''kızları gördüm bende geldim resim çekinmeye''girdi aramıza kara kedi gibi.Ben tabi bozuldum.İstemiyordum resim çekinmek onunla ama oldu.Herneyse resim filan video çekindik ve sonrasında herkes dağıldı.Hem mezun olmuş gibi hissediyorum hemde mezun olmamış gibi hissediyorum.Bide bu mezuniyet töreninin ertesi günüde yani cuma günü koymuşlar yazılı.Dinlenemedik.Ayak ve bacaklarım halen ağrıyor.Pazartesi'de sınav var saat 10'da artık ne halt edecem bilmiyorum.Perşembe'de var.Sonrasında bitiyor.Canımı sadece şu sıkıyor.Arkadaş ortamı bitti.Bitti derken hergün göremeyeceğim.O geyik ortamı olmayacak.Yine asosyal bir şekilde takılacağım yeniden.Keşke bitmeseydi diyorum.2 yıl kime yeter.Belki de çalışma ortamında yeniden iyi kişilerle karşılaşırım.Fakat üniversite arkadaşlığını bitirmek istemiyorum.Onlarla görüşmek buluşmak istiyorum.12 Haziranda da yaz stajım başlayacak bakalım ne yapacam :D Aslında yaz stajımı yapacağım yeri seviyorum.Umarım tatsız geçmez staj günlerim :)Bu arada Kocaeli haber sitelerine de mezuniyet haberlerimiz çıkmış.:D Eğer okumak isterseniz aşağıdaki Tıkla yazısına basın sitelere gidin :D Tabisi kimliğimi ifşa etmeyeceğim :D O kadar çok öğrenci var kiii :D





İlk defa haberlere çıkıp ünlü oldum :D Evet efenim bugün kü yazımında sonuna gelmek istiyorum.Bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın efenim :D

25 Nisan 2017 Salı

♥ AliExpress Alışverişim ♥


Herkese merhabalar efenim.Nasılsınız? Beni soracaksanız iyiyim.Okula gidip geliyorum :D Evvet bugün ki yazımda AliExpress alışverişim hakkında bilgiler vereceğim efenim.Diyeceksinizdir ''Vay Bloom-Chan bu siteyi şimdi mi keşfetmişsin be sen nine olmuşun da haberin yok'' dediğinizi var sayaraktan bende cevabımı vereyim hemencecik :) Aslında ben bu siteyi daha öncelerden biliyor ve bakınıyordum.Alışveriş yapanları ve geri dönüşleri hakkında yorumları okuyordum.Fakat siteye açıkçası güvenemiyordum.Daha doğrusu internetten alışveriş yapmaya güvenemiyordum.Ta ki ilk defa D&R'den internet üzerinden kitap alasıya dek.Kitapçıya gidip pahalı alacağıma birkaç lirada olsa indirimle öyle aldım.Kısacası internet alışverişim ilk böyle oldu ve daha sonrasında da D&R'de olumsuz yorumları görünce kitapyurdundan alışveriş yaptım ve o siteyi daha uygun buldum.Bundan sonrada kitapyurdundan yaparım sanırım kitap alışverişlerimi.Gel gelelim şimdi AliExpress'e annem facebook'ta dolaşırken bir kadın grubunda görüyor neler satın alan kişileri ve bana söylüyor.Tabi bende ilk başlarda güvensiz olduğunu vs şeyler söylesemde annem beni dinlemeyip diretiyor ve bana sipariş ettiriyor.Bu sipariş sürecinde toplam 8-10 ürün sipariş ettik annemle beraber.Ben aslında pekte tahmin etmiyordum gelmesini ürünlerin.Paralar çöp fos olacak diyordum ki yazılı haftası bir gün annem bana mesaj ve resim atıp ürünlerin geldiğini söylediği an aha demek ki bu site güvenilirmiş dedim.2 haftada ürünler taa Çin'den Türkiye'ye gelmişti.

İlk önce siteye gidebilmek için aşağıya resim koyayım.Tıkladığınızda siteye gidersiniz.


AliExpress siteyi Çin meşaili (sanırım böyle deniyor :) ) bir site.Ürünlerin tümü Çin'den geliyor ve ürünlerin hepside çok ama çok ucuz.Dolar cinsinden alışveriş yapıyorsunuz sitede.Fakat sitenin üst başlarında dil ve para türü değiştirme seçeneği var oraları ayarladığınızda tl cinsinden para değerini görebiliyorsunuz.Bu sitede alışveriş kartla yapılıyor.Size önerebileceğim kart olarak ininal kartı önerebilirim ki normal kredi kartları yerine bu kart bana göre daha güvenli.Kendiside ön ödemeli bir kart ve bu tür sitelerde de oldukça kullanışlı oluyor.Şimdi diyebilirsiniz dolar olarak sipariş veriliyor ama bizim dolarımız yok.Atıyorum 1 doların değeri 2 tlyse beğendiğiniz bir şey 3 dolarsa kartınızdan 6 tl çekecek böyle.

Birde bu sitedenin uygulaması var.Ben android telefon kullandığım için google play'de uygulamanın var olduğunu söyleyebilirim fakat apple telefonlarda uygulama var mı bilemem.Uygulamayıda Türkçe yapıp ve para değerini ayarlayıp kullanabilirsiniz.

AliExpress'te dikkat edeceğiniz bazı hususlar var elbet.İlk önce sevdiğiniz bir ürünün sipariş sayısına bakın.Ne kadar sipariş varsa satıcının o kadar güvenilir olduğunu anlarsınız.Ardından seçtiğiniz ürünün yorumlarına bakın.Ürün sağlam mı (kargodan dolayı zarar görebiliyor) ürünün aynısını mı gönderiyorlar bakın.Bakıp içinize sinerse sipariş verin.Şunuda unutmayın sitede Türkçe karekterler geçmiyor.Ev adresinizi ve ad soyadınızı İngilizce karekterlere uygun olacak şekilde yazacaksanız.Misal bir ad örneği vereyim.Şimdiden uyarayım bu söyleyeceğim ad benim gerçek adım değil :D Süreyya Şimşek böyle kafadan atma bir adımız olsun.Bu İngilizce'ye göre şöyle olacak Sureyya Simsek böyle olacak.Ev adresine gelelim.Bunu da atıyorum sadece örnek olsun diye.Cilek mahallesi.Katir (katır:Türkçe) caddesi.Beyaz apartmani.No: 25 daire:3. Kadikoy/Istanbul böyle olacak.Bunları kafadan attım he size örnek olsun diye.Birde ürünlerinizin sürelerini kontrol edin.Ürününüz gelmedi süresi bitmeye yakın tartışma açın ve paranızı geri alın.Ben şimdilik öyle birşeye rastlamadım ama uyarayım şimdiden.Aaa birde bu sitede tüm ürünler ücretsiz gönderi oluyor ülkeye.Tabi bazı ürünler nakliyat ücreti de istiyor ama onları almazsınız.Şimdi bu ücretsiz gönderilerde bi takipli bir de takipsiz var.Takiplilerde ptt yetkilileri evinize kadar gelip imza karşılığı ürününüzü veriyor elinize ve bu takipli ürünleri nereye gitmiş nerde internet üzerinden alip edebiliyorsunuz.Takipsizlerde ise yine ptt yetlilileri geliyor ama imza almadan sizden apartmanınıza bırakabiliyor ki buda şimdilik bende öyle olmadı.Çünkü aldığım birkaç ürün takipliydi ve imza karşılığı hem takipsiz hemde takipli ürünleri bir vermişlerdi.Onun dışında pek önemli bir bilgi yok verebileceğim.

Evet şimdi sizlere aldığım şeyleri göstereyim :D


Resimde görmüş olduğunu çiçekler ürün değildir onu söyleyeyim.Ürünler gayet kaliteli ve özellikle gözlükler çok hoşuma gitti.Geçenlerde İnstekramda bakınırken resimde görmüş olduğunuz pembeli gözlükten satıyorlardı.Tabi başka renkleride vardı.Tahmin edin kaç paraya satıyorlardı.80 tl'ye satıyorlardı.Ben kaça aldım 20 küsürat liraya aldım :D Yani anlayacağınız oradan alıp burda birkaç katı satıyorlar.Sitede  ne ararsanız var geniş bir ürün yelpazesine sahip bir site.Ben bile ön yargılıydım bu site için ama ön yargım yıkıldı.Bilmiyorum eğer sizde benim gibiyseniz bir şans verin derim efenim.

Evet yazımı burada bitirip size veda edeyim :D Bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın efenim :D

22 Nisan 2017 Cumartesi

♥ Strike of Kings Oyun İncelemesi ♥


Herkese merhabalar efenim.Nasılsınız? Beni soracaksanız uğraşıp gidiyorum işte.Evet gelelim bugün kü yazımın konusuna.Adından sıkça söz ettiren mobil oyun Strike of Kings'i az buçuk anlatmaya çalışacağım.Bu oyun android ve ios'ta bulunan bir oyun.Kendisi LOL tarzı bir oyun ki ben LOL'ü sevmez ve anlamsız bulurdum.LOL'ü yine sevmiyorum ama bu oyuna bir şans verip indirdiğimde sadece bu oyunu sevdim.Yine söylüyorum LOL'ü sevmiyorum.Ama gel gör ki sanırım bu oyunuda yapanlar LOL'ün yaratıcılarından.Strike of Kings'teki karekter tasarımları ve çizimleri gerçekten çok hoş.Beğenerek oynuyorum.Oyuna Batman'de dahil oldu üstelik.Oyundaki hali ve animasyonunu o kadar güzel yapmışlar ki of of :D Her neyse bu oyun savaş tarzı bir oyun.5 kişilik 2 gruptan toplam 10 kişiyle oynanan bir oyun.Bir maçı 15-22 dakika sürebiliyor.Oyunun amacı karşı tarafın ana karargahını ilk devirenin oyunu kazanıyor olması hepsi bu.Oyunda ciddi ciddi cezalar bile var.Oyunu bırakmamanız lazım.Oyuncular sizi şikayet bile edebiliyor ve sistem ona göre sizin icabınıza bakıyor :D Genel olarak oyun iyi ama oyuncular için onu söyleyemiyeceğim.Ciddiyetle oynamıyorlar ve bu yüzdende hep yeniliyorum oyunda ve buda rütbe atlamama engel oluyor.Bu arada söylemeyi unuttum oyun Çin serverinde daha ileride.Daha çok kıyafet ve karekter var.

Şimdi oyundan şöyle bir resimler göstereyim size.





Oyun tamamen türkçe.Oyun içerisinden resimleri çekmeye üşendiğim için internetten bulup koydum.Oyun içerisinde arkana diye bir geliştirme yeri var.Bu geliştirmeler kullandığınız karekterlere güç veriyor.Ne kadar kaliteli arkananız varsa o kadar iyi.Dizilimleride önemli aslında.

Şuan oyun içerisinde 20 level küsüratlıyım :D Level geçtikçe zor level alınıyor ve oyunda sevmediğim taraf var elbet.Oyun full paraya dayalı.Kıyafetler gerçek parayla alınıyor.Bir here ilk para yüklemeyle alınıyor.Kısacası parayı ver düdüğü çal mantığı.Para dışında bir sıkıntısı yok.Eğer para yatırmadan oynarım diyorsanız ki benim gibi oynayın.Yok ben para yatıracağım ben en iyisi olacağım derseniz de yatırın :D Ama şunu söyleyeyim para yatırıp şans çarkını çevirmeyin.Çünkü istediğiniz şeyler gelmez :D

Bu oyun kalbimi tam olarak fethetmedi.Ama oynuyorum hoşuma gidiyor.Bi Marvel Future Fight gibi olamaz benim için :D 

Sanırım başkada anlatabileceğim bir şey yok.Kısa bir tanıtım oldu.Uzun uzadıya yazmak istemiyorum.Az olsun öz olsun efenim.Evvet bir sonraki yazıda görüşmek üzere hoşçakalın :)

1 Nisan 2017 Cumartesi

♥ Okul'un 2.Dönemi ♥


Merhabalar efenim.Nasılsınız? Beni soracaksanız iyiyim :D Bayağı bir zamandır yazı yazmadığımı fark ettim ve birazcıcık okulumun 2.dönemi hakkında içimdekileri dökeyim dedim.

Şimdik bu 2.dönem 2 gün pazartesi ve salı olmak üzere staj görüyorum.Ama bu staj günleri bana eziyet gibi geliyor.Okula zar zor gidiyorum.Bide beni ameliyathaneye verdiler.Durduğum yerde genel cerrahi,üroloji ve plastik cerrahi bölümü var.Genel cerrahi bölümünde genellikle kolon,gastro,ph metre gibi şeyler yapılıyor.Pek ağır ameliyatlar değil.Plastiktede nasıl ameliyatların olduğunu bilmiyorum ama genellikle ben'lerinden şikayet edenler ameliyat olup örneklerini patolojiye götürüyolar.Ürolojide de genellikle erkekler azda olsa kadınlar geliyor.Asıl soruya gelelim.Okul açıldığından bu yana ben stajda ne öğrendim.Cevabı koca bir hiç.Ağzımı bozacağım şimdi kusura bakmayın.Ulan boş boşuna kukuman kuşu gibi sabahtan akşama kadar sandalyede oturuyorum.Bide saat sabahın 05.30'unda kalkıyorum.Saat 16:00'a kadar oradayım.Var ya o saate kadar kafam allak bullak oluyor ve bir süre sonra anlamama kafa karışıklığı şeysi başlıyor.Anlatıyorum size geliyom sabah giriyorum ameliyathaneye üstüme beyaz önlüğümü giyinip oturuyorum.Yanımdaki sekreterde hamile.Günaydınlaşıyoruz.Bir süre hastalarla ilgilenip.Gidiyor hemşirelerin oraya.Beni bırakıyor masada.Bazen hastalar yer yön soruyo cevap veriyorum.Bazende randevuya geliyolar.Bazende ileri tarihe randevu istiyolar.Tabi ben hangi güne verileceğini yada randevuyu giriş yapmayı bilmediğim için gidiyorum sekreterin yanına.Ayağıma galoş giyiyorum ve hemşirelerin oraya gidiyorum.Ulan hem konuşuyo hemde kahve içiyo.Gelde sinir olma.Kendimi o kadar enayi gibi hissediyorum ki!!! Anlatıyorum ne olup bittiğini gelecem diyo.Geliyo.Anasını satayım ne öğrettiği var ne de bana yardımı var.Ben sadece randevuları deftere yazar ve kağıdada yazıp hastaya veririm.Onu ninemde yapar.Bıktım artık bu stajdan.Bi kerede hemşiremidir nedir oda gel yanıma dedi tam gidecekken sekreter şaka yapıyo dedi.Şaka yapıyomuş ulan siz beni saf salak mı zannediyonuz.Açsam ağzımı sıçarım her birine ama yapamıyom.Staj söz konusu.Kavga edersek staj yanıyomuş.Hadi sus diyorum içimden.Bi yandanda gelde ağızına sıçma diyorum.Bi günüm kısaca böyle geçiyor.Hiç bi bok öğrenemedim ve sınav zamanım yaklaşıyor.Ne bok yicemide bilmiyorum.Üstüne üstlük bu uygulama stajının vizesinide yapacaklar vize zamanı.1.dönem 56 almıştım bundanda bi 56 alırım.Finaldede kurtarmaya çalış.Hadi stajı bırak diğer derslere gel.Çarşamba günüm boş iyikim.Perşembe günü sabah kalk git saat 10:00 başlayıp günü 17:00'da bitir.Pestilim çıkıyor.Şu 6-7 saatlik uyku bile yetmiyor bana.Yataktan kalkasım yok.Cuma günüde şöyle sabah kalk 10:00'da derse gir.3-4 saatlik boşluk olsun saat 15:00'da diksiyon dersine gir.Derslerimi severek seçtim ama hepsi bok gibi bir ders dışında oda iş güvenliği ve sağlığı dersi.Gerçi 7 nisanda da bu iş güvenliğinin konferansı olup yazılısı olacakmış ve bize sertifika vereceklermiş ve öylelikle bizler yaz stajını yapabilecekmişiz.Yeni yeni şeyler çıkarıyolar.Bu uygulama sınavınında yazılısı yok onuda yeni çıkarmışlar tam olmuş.Kısacası anlayacağınız bu dönem bok gibi benim için.Pestilimde çıkıyor.Dayanamıyorum yorgunluğa.Yazılılarda başlayacak bi gram bilgi bilmiyom.Artık çalışacam ders kağıtlarından.Olmadı bütünleme kasmıyorum kendimi.On parmak sınavımda kötü geçti zaten :D Bakalım kaç alacam.

Blogger panelini de değiştirmişler ve yeni şablonlar gelmiş.Açıkçası yeni şablonları pek beğenemedim ama kullanırsam fikrim değişebilir.Neyse efenim.Bu yazımda da benden bu kadar bir sonraki yazıda görüşmek üzere hoşçakalın efenim.

6 Mart 2017 Pazartesi

♥ Gta Vice City ♥


Herkese merhabalar efenim.Nasılsınız? Beni soracaksanız iyi olmaya çalışıyorum.Bazı tatsız olayları atlattım ve yeni bir yazıyla karşınızdayım.Ne de olsa hayat devam ediyor.Geçmişe takılı kalmanın bir anlamı yok.Herneyse efenim şimdi sizlere GTA Vice City'i tanıtacağım :) Gerçi tanıtacağım diyorum ama muhtemelen herkes biliyordur bu oyunu.Ne de olsa çocukluğumuzun oyunu.Taksicilik görevlerini amma çok yapardım vay be.Geçenlerde eski oyunları yad etmek adına tekrardan oynayayım dedim.

İlk önce küçük çaplı bir konuyu kopyala yapıştır yapayım :D

KONUSU

Yıl 1971… Kahramanımız Tommy Vercetti, patronu ve aynı zamanda yakın dostu olan Forelli Ailesi’nin lideri Sonny Forelli tarafından Liberty City’nin Harwood mahallesine bir mafya adamını temizlemesi için gönderilir. Ancak bu mafya adamı, kendisine gerçekleştirilecek olan suikasttan haberdardır ve Tommy’yi tuzağa düşürür; kendisiyle beraber 10 mafya adamı, Tommy’ye saldırır. Tommy tuzaktan kurtulur, hepsini temizler ve 1 adam öldürecekken 11 adamı birlikte öldürür. Tommy mekândan uzaklaşamadan olay yerini polisler basar, Tommy’yi tutuklarlar ve Tommy, 15 yıl hapis cezasına çarptırılır. O günden sonra Tommy, şehre ün salarak “Harwood Canisi” lâkabını alır. Tommy, 15 yılını hapis duvarlarıyla paylaşır. Aradan yıllar geçer, dile kolay gelecek ama Tommy için zorlu geçen koskoca 15 yıl su gibi akıp gider ve takvimler 1986 yılını gösterir. Tommy’nin hapis cezası biter ve tahliye olur. Ancak Tommy artık yaşadıklarından ders almış, daha olgun bir kişiliktir. Patronu Sonny’nin Harwood’taki bu tuzak olayıyla bir ilgisinin olduğunu düşünmektedir, bu yüzden de Sonny’ye bile güvenini yitirmiştir. Oyunumuz da buradan itibaren başlar. İşte GTA Vice City’nin senaryosu sizlerle…

Kısaca konusu böyle.Yıllar önce oynadığımda konusunu dahi bilmiyordum.Adam öldürmeli görev yapmalı gezip tozmalı oyun zannediyordum ki ileriki yıllarda nasıl bir oyun olduğunu anladım :D Tabi ingilizcesi iyi olmayan ben o vakitler anlamıyordu konuşmaları vb şeyleri.Gerçi yine anlamam.

Gelelim oyundan resimlere





Resimlerden anlayacağınız gibi oyunun grafikleri eski.Lakin eğer sizde eski tip oyun severlerden biriyseniz size bayağı güzel gelebilir bana güzel geldiği gibi.Oyun içi haritalar olsun çete kavgaları olsun her zaman beni benden almıştır.Severek oynadığım bir oyun olmuştur.

Gelelim bu oyunu nasıl anladım :D Tabi ki Türkçe oynadım efenim.Türkçe oynayıncada bize yapılan çakallıkları daha iyi anladım :D Kısacası konuyu monuyu iyicene anladım.

Şimdik gelelim oyunu nereden indireceğinize aşağıya ''tıkla'' yazısı olan bir resim bırakacağım oraya tıkladığınızda indireceğiniz siteye gidersiniz.


Şimdik gelelim olmazsa olmaza oyun hilelerine :D Bu oyunu kimse hilesiz oynamamıştır bir kere.O yüzden boşuna internette hile bulacağım diye aranmaktansa buraya hile kodlarını içeren bir site koyuyorum.Onu da ''tıkla'' yazısı olan resme tıklayarak erişebilirsiniz.


Oyunu açın arabaya binin radyoyuda açın ohh mis :D

Evet efenim bu yazımda bu kadar.Uzatmaya sıkmaya gerek yok diye düşünüyorum.Bir sonraki yazıda görüşmek üzere efenim hoşçakalın :)