Istekleriniz Dersler Programlar Oyunlar Incelemeler Cover Şarkılar ve Dublajlar

23 Ağustos 2017 Çarşamba

♥ İlbis: Ölüm Okyanusu Oyun İncelemesi ♥


Herkese merhabalar efenim.Bugün yeni bir yazıyla bir incelemeyle karşınızdayım efenim.Bu yazımda sizlere Türkiye'de yapılmış ilk kendi seçimlerimizi yapabileceğimiz bir oyunla karşınızdayım.Bu oyundan başkada bizim ülkemizde yapılan böyle bir oyun görmedim açıkçası.Oyun aslında resimli roman gibi bazı seçim anlarında bir seçim yapmamızı istiyor ve o seçime göre oyunda şekilleniyor.

Eğer okumayı sevmiyorsanız öncelikle bu oyunu oynarken sıkılabilirsiniz.Fakat benim gibi okumayı seviyorsanız oyunu seveceğinize eminim.Oyunda okuma metinleri resimlerle veriliyor ki buda hem anlama hemde insanda beğeni bakımından oldukça hoş.Oyundaki görsel resimler ve karekter dizaynlarıda gayet güzel.Konusuda oldukça ilginç ve sürdürülebilir bir konusu var.Oyun Türk Mitolojisi ve Kültürünü iyi bir şekilde yansıtıyor.Aşağıya Google Play'de yazılı olan konuyu kopyala yapıştır yapıyorum.Konu yazmada üşengeçim birazcık :DD

Konusu

Örtülü sırların dengesi bozulduğunda, gökle yer bulandı ve yeniden düşman oldu. Tüm sırlar ifşa olmak istediğinden, olacak olan daha fazla ertelenemedi. Güneş, savaş bitinceye dek söndü ve ay ışıklarını yitirdi. Dünyaya büyük bir yıkım geldi. Alçin sıradan bir üniversite öğrencisi iken beklenmedik bir şekilde yaşam ve ölüm arasında kaldı. Kaderin ona neler sakladığının farkında olmadan, ateş ve suyun dünyasında sıra dışı olaylarla mücadele edebilecek mi? Yaptığın seçimler Alçin’in geleceğini değiştirebilecek mi? İlbis: Ölüm Okyanusu seçimli hikaye oyunumuzu oynarken, Alçin’in maceralı yolcuğu senin seçimlerin ile şekillenecek!

Oyun şuan için sanırım Google Play'de var.Belki apple indirme mağazalarına gelebilir.Oyunu indirdiğiniz takdirde sizden e-posta ve şifre oluşturmanızı isteyecek.Yapın birşey olmaz :D Bu oyunu hem kız hemde erkeklerde oynayabilir.Sırf kızlara itafen yapılmış bir oyun değil bana göre.Yakın zamanda bu oyunu yapan oyun fırması tarafından kızlara özel bir otome oyunuda gelecekmiş.Hayırlısı olsun diyelim ve oyun için görüntüleride aşağıya koyayım.




Oyuna bir şans verip oynamanızı tavsiye ederim.Bu yazımında sonuna geliyorum.Biliyorum oyun tanıtımı pek oyun tanıtımına benzemedi ama olsun :D Bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın :D

8 Ağustos 2017 Salı

♥ Sitede 9.Yıl ♥


Herkese merhabalar.İvet bugün büyük bir gün.Ne bu büyük gün!! Tabi ki bir site sahibi ve bu yazı yazma konusundaki 9.yılım.Bir alkış alayım.Lütfen!! Havayı fişekleri atın havaya pat pat pat !!! Beni takip eden veyatta etmeyen herkese teşekkür ederim.Gel gelelim bu site işlerine nasıl başladım.Şurda sohbet ediyoruz değil mi? Anlatayım da gitsin.İster okur ister okumazsınız size silahla yazımı oku diyecek birisi değilim sonuçta :D Site kurmak istediğim de 5.sınıfa gidiyordum yılda 2008'di.O zamanlar bilgisayar yada internet kavramı bizler için yeniydi.İnternette gezinirken blogcu bağlantılı siteler vardı ve o siteler bizler için göz alıcıydı.Grafik sitelerinden tutun çizgi film içerikli bir sürü çeşit çeşit siteler vardı.Bunları görünce bende gaza geldim ve anneme anlattım.Ondan da izin alınca blogcu sitemi açtım.Tabi blogcu adımı gerçek ismimi vererek açmadım!! Buda bi itiraf olsun.Eski sitemi bilen bilir bilmeyen de varsa boşverin o sitemi.Blogcu alemi o kadar güzeldi ki.Okuyucu kitlen vardı.Onlarla konuşurdun.Tanınmış blogcularda vardı.Tabi onların yanından ayrılmayan fanları mı diyim okuycuları mı diyim vardı işte insanlar.Hele ki grafik üzerine şeylerde biliyorlarsa havalarından geçilmezdi.Bi şablon yapmak içinde sitelerine yorum isterlerdi.Elbet bende yardım aldım bazılarından ama grafik işlerinin hepsini tek tek ben öğrendim.Hiç bi site yazarı bana yardım etmedi.Şablon yapmayı öğrendim.Benim ilk zamanlarda photoshop'tan bile haberim yoktu.Site başlıklarını paint'ten yapardım.Sonra sonra photoshop programının var olduğunu öğrendim.Öğrendikten sonra nelerin nasıl yapıldığını yine ben tek başıma öğrendim.Kısacası bu site işlerinde bana kimsenin yararı olmadı.Blogcu zamanlarının iyi yanı okuyucularınızın sizin yazılarınızı okumasıydı.Blogcu sitesi 2012 yılında site sahiplerinin özgün şablon yapmalarını kısıtladı ve bir çok site sahibi ya site işini devam ettirmedi yada blogger'a geçip orada yazı yazmaya devam ettiler ki bende devam eden kişilerden biriyim.2012'den bu yana bu sitede yazılarımı yazıyorum.Valla bu sitede okuyucu kitlem var mı bilmiyorum varsa da eminim ki birkaç parmak geçmeyecek şekildedir.Malum şimdi insanlar video çekipte içlerinden geçenleri anlatıyorlar.Bizim gibi sitelerde unutulup gidiyor.Unutulup gitmemek içinde bir makyaj sitesi mi olmak lazım para yardımı gelsin okuyucular gelsin yada başka blogger sahiplerine gidip yalakalık mı yapmam lazım çözemedim açıkçası :D Emeğinin karşılığını alıyor musun? diyede sorarsanız bende şöyle cevap verebilirim hayır almıyorum.Bundan sonrada almak istemiyorum.Bu site benim kendi depom haline geldi.He diyeceksin bu kadar yazıyı kime yazıyorsun açıkçası kendime yazıyorum.Hem unutmamak için programsal dersleri yazı olarak yazıyor hemde oyunları bir bir tanıtıyor birşey bulduysam yapıştırıyorum yazıma.Elbet nasiplenenlerde vardır.Youtube'de ki yorumcu kitlesi burda da olsaydı belki de site yazarları sevinirdi.Kim bilir...

Herneyse kendim neler yapıyorum onuda anlatayım.Bu yıl ki yaz stajım 11 Temmuz'da bitti ve ben hala mezun olmama rağmen diplomamı alamadım.Ağustos yada Eylül ayında veriliyormuş diploma.Geçici diploma almadım iş için.Şunun şurasında ne kaldı diyip bekliyorum esas diplomamı almayı.Diplomayı aldıktan sonrada sv hazırlayıp vereceğim güney sekreterliğine iş başvuru dilekçemi.Git taşerona derlerse işkur'a gidip oradan başvururum.Evde kös kös oturmak canımı sıkıyor.Hiç olmazsa hem çalışır hem para kazanır hemde zamanımı geçiririm.KPSS zaten 2018'de olacak girerim bakarım puanıma olmadı yine taşeron devam ederim.Özel hastenelerde çalışmak istemiyorum.Devlete girerim oh mis.Bakalım şu an beklemedeyim.Malum başvursam bile hemen işe alacaklar mı?Sonuçta torpille çalışılan bir yerde yaşıyoruz öyle değil mi? Bu arada bunu okuyan okuyucum eğer devlet hastanesinde iş imkanı varsa beni oraya alın direk :D 

İvet yazıma burada son vermek ister ve sizlere görüşmek üzere diyip kaçar giderim :))

6 Ağustos 2017 Pazar

♥ Crash Bandicoot ♥


Herkese merhabalar efenim.Nasılsınız görüşmeyeli bakimm.Vallacığıma 1 aylık bir yazı yazmayışımın ardından tekrar geldim efenim.Sitemden ayrıldığım yok sadece eskisi gibi yazı yazasım gelmiyor.Okuyucular olmasa bile burayı sanırım kendi depom haline getirecğim :DD Ne yapıyorum ne ettim gibi günlük tarzı bir yazıyı kafam eserse içimi dökmek için yazarım.Bakayım duruma göre.Evvet efenim bu gün ki yazım Crash Bandicoot üzerine olacak.Yeni nesil belki bilmeyebilir (yada bilebilir) bu oyun eski jenerasyon kişiler için çok ama çok sevilen bir oyun.İlk Ps1 aldığımda Crash'in Crash Bash oyunu verilmişti o oyunu oynadıktan sonra bu karekterin diğer oyunlarını (kaçak) aldım ve oynadım :D Heyt be!!Eskiler aklıma geldi.Bu tanıtacağım Crash oyunu Crash'in ilk oyunu ve yanlış söylemiyorsam 1996 yapım bir oyun.Oyun gerçekten grafikler olsun müzikler olsun çok güzel.Yani ben seviyorum.Geçtiğimiz günlerde de Crash'in ilk üç oyununu barındıran yeni versiyonunu çıkardılar.Açıkçası Ps4'üm olmadığı için oynayamadım lakin videolarını izledim ve ne biliyim pek içime sinmedi oyun.Belki de eski versiyonuna alıştığım içindir.Oyunun konusuna elirsek şöyle açıklayabilirim.

KONUSU

Kötü fizikçi Dr.Neo Cortex dünyayı ele geçirmeyi planlarlar. Bunun için buldukları hayvanları Cortex Vortex adında bir makine ile mutantlaştırırlar ve kendi muhafızları olarak çalıştırırlar. Fakat Cortex'in yardımcısı Nitrus Brio'nun küçük bir hatası yüzünden Crash Bandicoot adındaki bir Bandicoot faresi oradan kurtulur. Fakat kız arkadaşı (sevgilisi) Tawna Dr.Neo Cortex'in elinde tutsak tutulur.Crash deney yerinden kaçtıktan sonra kendini 3 adadan ilkinde bulur ve Tawna'yı kurtarmak için bu adalardaki tuzakları ve bölümleri geçip.Sonuncu bölümde Dr.Neo Cortex'i yenip Tawna'yla birlikte uzaklaşırlar.


Oyunun konusu kısaca böyle.Oyuna hemen başlarsanız konuyu pek anlamayabilirsiniz.Çünkü oyun hemen sahilde başlıyor fakat oyuna giriş sayfasında bir süre beklerseniz oyun kendini ilk önce kısa bir demo oynayışla ardından tekrar oyuna giriş ekranı bir süre bekleme ve ardından kısa bir sinematik animasyonla (intro) sizi bilgilendirecektir.


Oyunda toplam 2 tane son var.Birinci son oyunu rastgele kutuları parçalamayıp hapire ölüp sonunda Dr.Neo Cortex'le savaşmak.İkinci son ise oyunu tüm herşeyi 100'de 100 yapıp bitireceksiniz,tüm kutuları patlatacaksınız ve bütün elmasları toplayacaksınız..Tabi elmasları toplamak içinde bölümlerde ölmeyeceksiniz.(Bunu da yeni öğrendim kaç yıl sonra)Bu elmaslar size yol yapacak ve o yoldan gidip direk Tawna'ya ulaşacaksınız ve kuşla birlikte gideceksiniz.

1.son


2.son


Yok ben uğraşamam kutu mutu derseniz.Oyunu direk 1.sonla bitirin.Yok ben uğraşıp bitiririm ve saatlerim iharcarım diyorsanız 2.sonla bitirebilirsiniz.Benim gibi çakallar ise şöyle yapar.Oyunun ilk başında ''Password''kısmına basar kodu girer ve oyunu tümüyle tamamlayıp sonrasında ilk başından başlar tüm  bölümleri bitirir ister 1 ister 2.sonla bitiririm.


Alın size şifre :D

Gelelim karekterlerimize


Crash Bandicoot: Bir Bandicoot faresidir. Dr.Neo Cortex tarafından mutantlaştırılmıştır. Fakat Cortex'in çalışanlarından Nitrus Brio'nun hatası yüzünden iyi biri olur ve dünyayı kurtarmaya başlar.



Aku Aku: Tiki maskesidir. Neo Cortex'in patronu Uka Uka'nın ikiz kardeşidir fakat iyi kalplidir ve Crash'in korucusudur.


Neo Cortex: Crash'in baş düşmanı ve yaratıcısıdır. Amacı dünyayı ele geçirmektir.


Nitrus Brio: Dr.Neo Cortex'in asistanıdır. Hayvanları mutantlaştırma işini o yapar. Fazla sakar ve hatalıdır.


Tawna Bandicoot: Bir tilkidir. İlk serilerde Crash ile sevgiliydi fakat sonradan Crash'i terkeder ve Pinstripe Potoroo ile sevgili olur.


Fake Crash: Crash'in sahte ve kötü kalpli bir kopyasıdır. Yapımcılar onu yaratırken Japonya'daki Crash'in berbat yapılmış bir peluş oyuncağından esinlenmişlerdir.


Ripper Roo: Mavi bir kangurudur. Neo Cortex'e çalışır. Akıl hastasıdır.


Pinstripe Potoroo: Bir faredir. Neo Cortex'in çalışanıdır ve bir mafya çetesinin başıdır. Crash'in eski sevgilisi Tawna ile çıkmaktadır.


Papu Pummel "Papu Papu": N.Sanity adasının ağasıdır. Adanın bir köşesinde adamlarıyla birlikte çetesi vardır.


Koala Kong: Neo Cortex'in çalışanlarındandır. Koala'dır. Güçlü bir karakterdir.


Oyun bu karekterlerden oluşuyor.Gelelim oyunun işleyişine 100 tane wumpa meyvesinden toplarsanız 1 can geliyor.Aku aku maskesinden 3 kere alırsanız sonsuz oluyorsunuz.Aku aku maskesi sizi koruyor ölmemenizi sağlıyor ama çukurdan aşağı düşmede sizi kurtaramıyor maalesef ki.


Eğer oyunun müziklerini dinlemek ve indirmek isterseniz aşağıdaki tıkla yazısına tıklayın indirme sitesine gidersiniz.


Şahsen ben müziklerini telefonumda zil sesi olarak kullanıyorum.

Oyunu Ps1 ile oynayabilir yada Ps1 simülatörü indirerek oynayabilirsiniz.Sitemde programlar kısmına tıklayarak yazıya ulaşabilirsiniz ps1 simülatörü ile ilgili.

Oyun içi birkaç görüntü paylaştıktan sonra yazımı bitireceğim.





Oyun bilgisi verme konusunda en uzun yazı bu oldu sanki.Herneyse efenim bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın :)